29 Nisan 2009 Çarşamba

BAKLA 1



Bahar ayının gelmesiyle birlikte Ege de yeşillik bolluğu başlar.Bu özellik Girit ten gelmedir.Yeşil olan her bitki ,toprak altında yetişen yabani kökler sofralara lezzetdir.Önemli olan hangi türün nasıl pişirildiğidir.Giritli olmamama rağmen ot çeşitlerini iyi bilir ve severim.Bunun yanında BAKLA bahar aylarının olmazsa olmazlarından.Bakla ve dereotu-Bakla ve enginar müthiş ekiptir. Şimdi diyeceksinizki "bunu niye hatırlatıyorsun"?Bu zaten bilinen bir konu.Konu konuda bu konu dönüp dolaşıp bizim Osmanlı modeli Fatma ninemize gelince daha anlam kazandı BAKLA.Pazardan alınan baklayı annemle temizlerken anneannem bizi eskilere götürdü.


Fatma ninemizin büyüklerimizin anlatmasıyla çok mükemmel ev hanımı olduğunu biliyoruz.Özellikle mutfak konusunda tartışılmazki bu hala hazırda torunlarda devam eden bir olaydır.Ben en çok Şükran halamı tanırım bu hususta.Allahım harikalar yaratır hünerli elleriyle.Sanırım bizim nesil bu hüneri yavaş yavaş kaybediyor.Neyse gelelim ninemize......


Fatma nine baklayı çok sever çokta güzel pişirir.Yemek yapına başladımı ;kızlar şunu getirin bunu götürün oturduğu yerde pervane böceği gibi uçuştururmuş ev halkını.Ne zaman evde BAKLA pişirilse kuru soğan mutlak hazır sofra yanında.Yemek yenir Nazmiye anneannem ve melek Sabiha yengem kaynanalarının gözünün içine bakarlarmış...Henüz sofra toplanmadan


nine haydiiiii küt fenalaşırmış.Kuru soğan ilk yardım ilacı..anneannemin anlatışı aynen kendine has Adana şivesiyle " Galan Gaynanam BAKLA yı yiyince daha sofradan kalkmadan küüt düşer bayılır bizde kuru soğanı keserik ortadan hemen burnuna yaklaştırır koklatırız gaynanam gözünü açar bizde ona kızarık "bire anne madem dokunuyo niye yiyon bu mereti yeme" nine her seferinde "ne yapayım çok seviyorum"."Bakla her seferinde onu bayıltıyor bakla delisi tutuyordu"deyince merak sardı beni konuda.Evet bende biliyorum bazı kişiler yemezler bana dokunur diye, ancak hiç araştırma gereği duymadım.Ninemizi öğreninceye kadar.


KALITSAL HASTALIK OLAN G6PD EKSİKLİĞİ çok geniş bir konu ben sadece bir bölümü aynen kayda koyuyorum.Diğer adıyla FAVİZM:kan şekerinin düşmesi. Çoğunlukla Akdeniz de ve zencilerde görülen hastalıktır.


2: Klinik açıdan hafif ve ağır seyredebilen hemolitik anemiye yol açan ilaçların, kimyasalların ve yiyeceklerin listesi.
Favism
Ciddi düzeyde G6PD eksikliği olan kişilerin bazılarında yaş veya kuru bakla (Vicia faba) yemeleri sonrasında genelde 18-72 saat içinde, şiddetli renk solukluğu, halsizlik, kusma ve koyu çay rengi idrarla belirtilerini ortaya çıkaran akut hemolitik anemi tablosu, favism olarak tanımlanır. Akdeniz ülkelerinde bakla sık tüketilen bir besin maddesi olduğundan, favism olguları bu bölgelerde daha sık görülmektedir.
Favism geçirmiş kişiler, kesin olarak G6PD eksikliğine sahiptirler. Ancak G6PD eksikliği olan herkes, bakla yediğinde, akut hemolitik krize yakalanmamaktadır.
Favism olgularında aileleri telaşa düşüren şey; kişinin aniden bitkinleşmesi, sararması ve kan renginde idrar yapmasıdır. Bakla yeme sonrasında akut hemolitik krize yakalanmış kişilere, çoğu durumda sağlam kan verilerek, ölümleri engellenebilmektedir.




Genlerde taşınan bu hastalık 5. nesil dahil çıkabiliyor.


3 yorum:

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

Allah Allaaaahhhh. Nilly Ablacım bizde de ne hastalıklar varmış.
Babam da derdi ki bakla için " anam bacım olsun, ben yemem!"

Su cicegiyim ben bir tek durgun suyun uzerindeki degil ama... dedi ki...

:))) Çok doğru Kubi cim.Senin gayretinle oluşacak seceremizin başlamsıyla birlikte genlerimizdeki sorunlarda ortaya çıkıyor.Bakla deyip geçme..))

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Anaaaaaaaaaaaa!
Ben zenciyim o zaman :-P